ForumPS - En Yeni Oyunlar PS3 Playstation Bedava Resim Futbolcu Resimleri Youtube Yotube Rapidshare Program indir Beşiktaş Galatasaray Fenerbahçe  

Geri git   ForumPS - En Yeni Oyunlar PS3 Playstation Bedava Resim Futbolcu Resimleri Youtube Yotube Rapidshare Program indir Beşiktaş Galatasaray Fenerbahçe > Eğitim > Eğitim Konuları > Edebiyat
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27. April 2009, 06:28 PM   #1 (permalink)
Senior Member
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 15.300
Reputation : 10
Reputation Display : ForumPS is on a distinguished road
My Mood:
Standart Mektup

Sevgili Latife Tekin.

Ne zamandır unutmaya çalıştığım 'unutma mecburiyeti'ni romanınla yeniden hatırladım. 'Unutma Bahçesi'nde, meselesi unutmak ve unutmamak olan iki mektuba rastladım, biri Pelin Özer'in, diğeri Işık Ergüden'in; biri dediğim gibi unutma mecburiyetiyle, diğeri unutmama mecburiyetiyle ilgiliydi. Elbette ikisinin arasında gidip gelmek de var, tıpkı hayatımız gibi: 'Unutmak alçaklıktır'dan tut, benim de yazdığım 'vefa bazen unutmaktır'a kadar, birbirini reddeden ne varsa unutmaya dahil, onun da hayatımıza dahil olduğunu ise bazen unutmayarak, bazen de unutarak anlıyoruz.

Sen unutma adlı bir bahçeye gelmişsin, unutmayla anımsamanın buluştuğu yerdesin. Belki de insan ancak yeni bahçeler kurabilirse unutur, bizden yeni anılar bekleyen yeni bahçeler. Belki de yeni bir bahçe yerine yeni bir dünyadır kurulan, insanların doluluğuna karşı doğanın boşluğuyla çevrili. Anıları insanlardan kurtarıp unutma adlı bir bahçeye saklama inceliği. Beni heyecanlandıran şeyler, bugüne kadar çoğunlukla yanlış anladığım şeylerdir, yanlış anlama hususunda üstüme yoktur, yine yanlış anladığımı sanıyorum: Galiba insanların anılarına, yaşadıklarına yaptıkları fenalıklar, kötülükler karşısında, bir 'annelik' ya da 'kardeşlik', 'ablalık' daha yapıyorsun ve onların yerine, onlar yeniden iyileşinceye kadar anılarını bahçende saklıyorsun. İyi ki bir bahçen var, düşünsene 'Anımsama ya da Hatırlama Müzesi' kurmaya da kalkışabilirdi birileri.

Unutmak gereken bunca çok şey varken.

Unutmamak yaralar bazen insanı, tıpkı unutmanın iyileştirdiği gibi. Unutmanın alçaklığı bilinir, unutmamanın zalimliği ise görmezden gelinir. Unutmamak kolaydır oysa. Zor olan unutmaktır, bir anıyı, bir bahçeyi iyileşmeye bırakmak zordur. Kendimizi unutmaya katlanamadığımızdandır.

Kendisini unutmayı göze alabilenler için, başkalarını unutmak da bir ahbaplık sayılır. Hem unutmayınca ne eski yakınlık kalır ne de yeni sessiz ahbaplık. Öyleyse tıpkı senin tersinden söylediğin, benim de muhtemelen yanlış anladığım üzere, unutmak iyi olmasa da, zorunluluktur. Sen şimdi 'Unutma Bahçesi'yle bu zorunluluktan iyiliğin şiiriyle çıkıyorsun yine, tıpkı 'Ormanda Ölüm Yokmuş' adlı toplu iyilik şiirleriyle yaptığın gibi. Unutma mecburiyeti düzyazıdır, hepimizden iyi biliyorsun ve unutmanın şiirli iyiliğini yazıyorsun.

Bazıları bunu uzaklık sanabilir, bir bahçeye kaçış sanabilir, anılara vefasızlık diye tercüme de edebilir, oysa bu biraz da 'bizi karşıya geçir' isteği değil midir? 'Bizi kayığına alma/senden karşıya geçir' dizeleriyle biten bir şiir yazmıştım eskiden, 'Ne kadar çok açılsak birbirimizden/ o kadar bağlanırız, iplerimi çöz! ' dizeleri de vardı şiirin bir yerinde, galiba 'karşı'yı buldum şimdi, o senin kurduğun 'unutma bahçesi'dir. Anılarımızdan doğru değil, o anılara bir övgü olarak kendimizden doğru açılma isteği ve gerekliliğiyle çıkacağımız sahil, geçeceğimiz bahçedir. Bu sahile çıkan, bu bahçeye düşen, anıları değil, kendini unutur ki, galiba unutmayla anımsamanın buluşması için de böyle bir yolculuk mecburidir: İyilik mecburiyeti.

Unutmanın yalnızca şiire yakıştığını düşünürdüm eskiden ve şiirin unutmamak için yazıldığını. Şimdi bu dünyanın bir yerinde, bir yazı bahçesinde bile olsa, 'ben' olmaktan çıkmaya doğru bir imkân sunuyor unutmak. Senin 'unutulmaz' demeyeceğim elbette, tam da o bahçeye yakıştığı gibi, girelim, okuyalım ve hemen unutalım diyeceğim. 'Unutma Bahçesi'ne yazdığım bu mektup da hemen unutulsun isterim. Unutmanın iyiliğini taşıyan küçücük bir pulunuz olsun isterim.



Haydar Ergülen
ForumPS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:51 AM .


Powered by
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0
eskiya fiyatlar - baganapark yapı malzemeleri - arnetta finans - akca welders - rivasec prefabrik tekstil
3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 175 176 177 178 179 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265